Arama Logo

Spor yazarları Fenerbahçe - Antwerp maçını yorumladı




10
YAZARLARDAN YORUMLAR
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Antwerp ile 2-2 berabere kaldığı karşılaşmayı köşelerinde değerlendirdiler.
9
"A PLANINA SAYGI DUYUYORUM AMA..."
UĞUR MELEKE/HÜRRİYET: Pereira yaklaşık dört aydır görevde. Onun Fenerbahçe’sini yedisi hazırlık, dokuzu lig, beşi de Avrupa’da olmak üzere 21 maçta seyrettik. Yani sağlıklı bir değerlendirme yapmak için yeterli veri var elimizde. Dün Kadıköy’de oynanan müsabakanın neticesinden bağımsız olarak Pereira’nın Fenerbahçesini şöyle özetleyebilirim: Onun A planına saygı duyuyorum. Ama koca bir sezonu, her bir müsabakayı, her bir durumu tek bir taktikle götüremezsiniz. B, C, D planlarınız; yani bir taktikler repertuvarınız olmalı. İlk 21 maç sonunda görünen o ki, Pereira’nın bir B planı neredeyse yok. Ya da A planında gereğinden fazla ısrarcı. Portekizli hoca, A planını mükemmelleştirmeye çalışıyor. Top rakipteyken savunmayı, top kendilerindeyken hücumu beşlemek istiyor. Samuel ve Ferdi’nin nefesi/ aklı yettiği sürece de uygulayabiliyor bunu. Ancak koca bir sezonun tek bir planla gitme şansı yok. Olympiakos önünde 65’te 3 farkla gerideyken aynı şeyi yapmıştı. Dün de Antwerp gibi son derece kısıtlı bir takıma karşı son 25 dakikaya 2-2 ile girerken aynı şeyi tekrarladı: Oyuncu değiştiriyor ama sağ bekin yerine sağ bek, sağ açığın yerine sağ açık, merkez orta saha yerine merkez orta saha sokuyor. Asla ve asla formasyonunu esnetmeyi, bir savunma ya da orta saha çıkarıp ekstra bir hücumcu sokmayı düşünmüyor.
8
"TARAFTAR PERFORMANS BEKLEDİ"
GÜRCAN BİLGİÇ/SABAH: Pazar günü yaşananlardan sonra dün akşam Avrupa kupaları için bir grup maçı olmaktan çıktı, F.Bahçe'nin "İşte bu benim" diye haykıracağı bir sınava dönüştü. Başkan Ali Koç, yenilgiyi getiren hakem kararlarıyla ilgili protestosunu yapıp; "Bu takım şampiyon olacak" dediğinde, bunu perçinleyecek bir performans gerekiyordu. Bakın; "Kazanmalılardı" demiyorum, sahadaki oyunun, hakem oyunları olmadan neler yapabileceğini göstermesini bekledim. Elbette bunu anlayacak bir de teknik adam olması gerekiyordu. Taraftarın kalbini okşayan, "Aile için savaşacağız" diyen Pereira'nın takımı, ilk 45'te yüzde 56, ikinci de 57 ile topu rakibe verdi. Skor 2-2'ye geldiğinde rakam 63'tü. "At golü, yat üstüne" formülü vardır. Maç da kazandırır size. Ama takımı şampiyon yapmaz. Büyük takımın, küçük hocasıysanız sadece tribünlere oynayarak yaparsınız işinizi. Size inanacak saflıkta destekleyenler de bulursunuz.
7
"FATURA PEREIRA'YA ÇIKAR
ÖMER ÜRÜNDÜL/SABAH: Maç, F.Bahçe için moral bozucu bir senaryo ile başladı. İkinci dakikada skor dezavantajı… Üstelik golü atan da Samatta'ydı. Belli bir süre şok yaşandı, bir türlü oyuna adapte olunmuyordu. Sonra etkili pres ile kontrol ele alındı, kornerden skora denge geldi, baskı arttı tempo yükseldi. Valencia, kendine yapılan penaltıyı kaçırdı, devre sonunda yine kendisine yapılan penaltı ile takımı öne geçirdi. Bir teknik direktörün ilk yarının bir röntgenini çekmesi lazım. Mesut yürüyor, Berisha bir şeyler yapmak istiyor ama katkı sıfır. Ve bütün yükü sınırsız enerji ile Valencia çekiyor. İki kişi görevleri paylaşmadığı için diğer oyuncular da yıpranıyor. Burada teknik açıdan yapılacak ilk iş, devre arasında Rossi'yi alıp, Mesut veya Berisha'dan birini çıkarmaktı. İkinci devrenin ilerleyen kısa bölümünde de diğer oyuncuyu çıkarıp Pelkas'ı almak… Bu durumda yenik durumdaki rakip, mecburen risk alacağı için zamanında bu hamleler yapılsa F.Bahçe golü yemeden 3. golü bulabilirdi. Ama hiç değişiklik yapılamadan beraberlik golü geldi. Sonrasında rakip tabii ki kapanacaktı. Pereira bu sefer 4 oyuncu birden değiştirdi. Ondan sonra oyunu geride kabul eden rakibe karşı 1-2 cılız pozisyon ve iki puan daha kayıp! Bu maçın faturası tamamen Pererira'ya aittir.
6
"İSTİKAMET KONFERANS LİGİ"
ERCAN GÜVEN/MİLLİYET: Herkesin çantada keklik gördüğü Kadıköy’deki Antwerp maçından zor güç bir puan çıkarabilen Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi grubundan çıkma şansını dibe vurdurduğu gibi takıma ve teknik direktöre güveni de yerlere düşürdü. İstikamet Konferans Ligi… Neden?.. Meçhul. Versinler bir konferans; herkes sebebini anlasın! İkinci yarıya damga vuran Fenerbahçe’nin freni Pereira’nın rötarı!.. Gözünün önünde bocalayan takıma bir türlü müdahale edemedi Portekizli. Her şey ortadaydı oysa… Fenerbahçe pozisyonlar yakalasa da fizik güçleri bir türlü tükenmeyen Antwerp takımı gole izin vermedi. Bir maçta dört mevsim yaşayan bu takımda bir sıkıntı ama sistemde mi, kafalarda mı, hocada mı anlaması zor. Çünkü çoğunlukla el ele düşüp el ele koşuyorlar.
5
"BÖYLE TEMSİL EDECEKSENİZ..."
ENGİN VEREL/AKŞAM: Kazanılan ve kaçan birinci penaltıya rağmen Fenerbahçe, "Bu maçı alacağım" duygusunu hem kendisi hissetti hem de rakibine kabul ettirmeye başladı. Ardından da ikinci penaltı golü geldi. İkinci yarıda da Fenerbahçe'nin bu oyununu sürdürmesini bekliyordum. Ama hayal kırıklığına uğradım. Kendi yetenek ve gücünü inkar eden, oyunu geride kabullenip, skoru koruma derdine düşen bir Fenerbahçe vardı. Pereira'nın golü yiyene kadar da oyuna müdahale etmemesi büyük bir hataydı. İşlerin iyi gitmediğini görüp, önceden önlem almak daha akılcı olurdu ama o avantajını kaybedene kadar bekledi. Antwerp'in golünden sonra yeniden ilk yarıdaki senaryoya döndük ama bu defa ne penaltı ne de gol geldi. Fırsatlar bir bir harcandı, gruptan çıkma umutları da tıpkı pozisyonlar gibi harcandı. Türkiye'de derece yapmak için kavga edip, Avrupa'ya gittiğinizde ülkeyi böyle temsil edecekseniz, gitmeyin daha iyi.
4
"BAZI OYUNCULARA CEZA KESMELİ"
OKTAY DERELİOĞLU/TAKVİM: Fenerbahçe Antwerp maçına çok tutuk bir başlangıç yaptı. Nitekim karşılaşmanın hemen başında Samatta'nın golüyle geriye düştüler. Trabzonspor maçında alınan kötü sonuç mental açıdan Fenerbahçe'yi bir hayli etkilemiş. Bunu çok açık ve net bir şekilde gördük. Pereira, Antwerp maçına Valencia'nın yanı sıra Berisha ile birlikte iki forvetle başladı. Mesut Özil ve Berisha'nın zaten durgun olan Fenerbahçe hücumunu daha da aşağıya çektiğini gözlemledim... 90 dakika boyunca temposuz bir Fenerbahçe izledik. Fenerbahçe, kendisini için çok önemli bir maçta puan kaybetti. Antwerp gibi zayıf bir takım karşısında iki önemli puanı bıraktı. Bana göre bu maçta alınan sonuç da Pereira'ya yazar... Oyuncu tercihleri ve alınan sonuç kötüydü. Fenerbahçe önündeki kritik maçlar öncesi özeleştiri yapması gerekiyor... Trabzonspor maçında alınan kötü sonuç sonrası Antwerp karşısında da istenilen performansı sergileyemedi. Pereira'nın bazı oyunculara ceza kesmesi gerekiyor. Kadro anlamında radikal kararlar almazsa işler daha da kötüye gidebilir.
3
"SORU İŞARETLERİ DOĞURDU"
İLKER YAĞCIOĞLU/TAKVİM: Skordan başlayacak olursak Fenerbahçe tabii ki istediğini alamadı. Sahadaki oyuna bakacak olursak, bekleneni veremedi. Yani dün geceyi hem oyun hem de skor olarak kötü kapattı. Pereira'nın topu rakibe teslim edip, Fenerbahçe'nin kaliteli ayaklarını topun peşinden koşturması takımın oyununa zarar veriyor. Önde baskıyı bir türlü doğru olarak yapamıyorlar. Zaman zaman iyi baskı yaptıklarında kolay pozisyon üretebiliyorlar. 3 stoper, iki kanat oyuncusu, iki de ön libero 7 kişinin temel görevi savunma yapmak. Elinde Ferdi ve Osayi gibi birebirde etkili rakip arkasına süratle inebilecek iki kanat oyuncusu var ama ikisi de savunma yapmaktan neredeyse hücuma çıkmaya fırsat bulamıyor. Maç sonu merak ettim. Frey ve Berisha'nın istatistiklerine baktım. Frey neredeyse iki katı kadar daha fazla isabetli pas yapmış. Zaten Berisha sahanın en çok top kaybeden oyuncusuydu. Performansı ile ciddi soru işaretleri doğurdu.
2
"ALTERNATİFLER MONTE EDİLMELİ"
REHA KAPSAL/FOTOMAÇ: Fenerbahçe'nin bu oynadığı sistemde ve Pereira'nın oyun felsefesinde, hep rakibe yapılan karşı pres en önemli taktik hamlesiydi. Bu maçta onu rakibe karşı maçın hiçbir bölümünde uygulayamadılar. "Bu karşı pres ve hücumcu oyuncuların kombinasyon eksikliği, bu çıkan görüntüdeki en büyük plansızlıktı". Oyun planları ve değişik dizilişler planlarının sayısının, mutlaka artması gerekir. Bu kadar mesafeler birbirinden kopuk ve açıkken de bu baskıyı yapmak tabii ki mümkün değil. Bu beraberlik şansı azalttığı gibi esas Pereira'nın her toplantıda "Rakamlar bu oyunda önemli değil" dediğini görüyoruz. Evet, bu konuda haklı ama içine de bir felsefe koymalı ki top ayağındayken, rakipteyken ve eldeki kadrolarıyla "daha esneklik göstererek yalnız üçlü değil, dörtlü formasyonu da b planı ve değişik alternatifleri de" mutlaka takımına monte etmesi gerekir. Bunu da oynayacak kadro derinliği elinde var.
1
"YANLIŞ SİSTEMLE OYNUYOR"
BÜLENT TUNCAY/KARAR: Baştan söyleyelim; Pereira sistemle ilgili sorulardan sıkıldım diyor ama Fenerbahçe sahada yanlış sistemle oynuyor. Dünkü 3-4-3 saha dizilimi, Antwerp gibi zayıf bir takım karşısında bile işe yaramadı. Üçlü savunma anlayışı bu kadroda tutmuyor, bu ortada. Pereira’nın bir an önce ısrarından vazgeçip Mesut Özil’i daha verimli kullanabileceği, onu merkeze alan bir anlayışa geçmesi lazım. Takımda bir süper star var ama onu kullanacak bir anlayış yok. Mesut Özil, al-ver futbolcusudur. Bunu da dünyada en iyi yapanlardan biridir. Topu hızlandırır, oyunu derinleştirir ama bunun için Mesut’un kanatta değil de sağında- solunda, önünde- arkasında al-ver yapacağı isimler olmalı. Bu sistemde ve bu mevkide Mesut’tan ancak Turist Ömer olur.