Arama Logo
SENİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ

Hıncal Uluç: "Taptığını gösterdi"




9
HINCAL ULUÇ YORUMLADI

Galatasaray'da, Fatih Terim ile yolların ayrılmasını Hıncal Uluç, değerlendirdi. Yazının tamamını Sabah Gazetesi'ni satın alarak okuyabilirsiniz. İşte Uluç'un yorumları...

8
"DOST ACI SÖYLER"

Galatasaray'ın başında 1995- 2000 arası Fatih Terim'i değil, görünüşe göre şiddetli bir kafa dinlemesine, hatta bir mentöre ihtiyacı olan yorgun bir adam vardı.. Bunları açıkça yazdım o zaman Hocam.. "Dost acı söyler" diye yazdım ki, o belki de niyetleri "Aman kalsın da hem kendi bitsin, hem Galatasaray" olanlar dahil medya yalakalarının gazına gelmeyesin.. Ama, Mustafa Cengiz gibi, Galatasaray'ı kulüp olarak aslında "kurtaran" ölüm döşeğindeki bir başkana "Galatasaray düşmanı" diyecek kadar kafasındaki takıntılara ezilmiş sen, muhtemelen beni ve seni benden çok seven ve sabırla desteğe devam eden, ama her gün daha kötüye gittiğini görünce eleştirmeye başlayan ağabeyim Öcal'ı ve can dostun Şansal'ı da muhtemelen düşman gibi görmeye başladın..

7
TAPTIĞINI GÖSTERDİ

Sonra, çok sevgili dostum Sezgin Elmas, 1999-2000 zafer yılında ailesi ile her deplasmana tüm ailesi ile gelirken, oğlu Burak Elmas'ı da tanıdım.. Burak, dünyada pek az gence nasip olmuş, o hiç yenilgisiz deplasmanlarla UEFA Ligi'ni kazanan takımı ve futbolu yaratan Fatih Terim'e adeta taptı tabii.. Taptığını da Başkan seçilir seçilmez gösterdi.

6
NASIL YAZDIKLARI ORTAYA ÇIKTI

Mustafa Cengiz, Fatih'in sözleşmesini uzatmamıştı. Hoca'nın kulüple ilişkisi hukuken ve fiilen bitmişti. Burak başkan seçilmiş ama henüz mazbatasını almamıştı. O başkanlığı başlamamış Burak, sözleşmesi bitmiş Hoca'yı Florya'ya, takımın başına gönderdi, unuttun mu Hocam.. Sonra da seninle 3 yıllık sözleşme yaptı, hem de yüzde 100 zamla.. Şimdi sen ve senin yalakaların, "Burak Elmas, Fatih Terim'e mobbing yaptı" demeye ve yazmaya başladılar..Dün baktım ayni lafı sen de etmişsin.. "Burak bana mobbing yaptı.." Sen ne dersen onu söyleyen ve yazanların "mobbing" lafını kimin emri ile yazdıkları da böylece ortaya çıktı.

5
DAHA FAZLASINA TAHAMMÜLÜ YOKTU

Dün gece içerden iyi haberler alan bir gurup dostla bir arada olduk.. Konu, "Burak Elmas, mobbing mi yapıyor yoksa ona muhteşem bir gençlik yaşatan Fatih Terim'i kurtarmaya mı çalışıyor"du. Yönetim konuyu, "Ya Fatih gider ya biz"e getirmişti. Burak zaten iki fire vermişti. Daha fazlasına tahammülü yoktu. Hiçbir işe yaramadıkları açıkça görülen o yardımcı ekibi değiştirmek, hem Burak'a, hem de Fatih'e vakit kazandırabilirdi. Mobbing dedikleri şey, aslında Fatih'i takımın başında bırakmak ve ona, kendisini ve adını kurtarması için ikinci şans verme operasyonu idi. Ama Fatih bu ikinci şansı kullanmak istemedi.. Çünkü o takımın artık kurtulacak hâli kalmadığını biliyordu. Lig de gitmişti, kupa da.. Marttaki UEFA maçı da uzak hayaldi.

4
İSTİFA ETSE...

İstifa etse, "Bırakıp kaçtı" olacaktı. "Kendini kovdurma" yolunu seçti. Medyada nasılsa tonla askeri vardı. Mağduru oynayıp kahraman olacaktı. Aslında bu metodu daha önce de denemişti. Takım felaket futbolla durmadan ezilirken, bir maçta dördüncü hakeme bağıra çağıra sövmüş, sonra yanına gidip "Sana sövdüğümü duydun mu?" demiş ve orta hakemi göstererek "Ona da sövdüm" deyince kırmızı kartı zorla görmüş, 6 maç da ceza almıştı. O takımla zaten maç kazanamayacağını biliyordu. Kendini kovdurarak eleştirilerden kurtulacak ve medya emir kullarına da "Fatih'siz olmuyor" yazılarını güya istatistiklerle her gün yazdırma imkânı doğacaktı. Aynen de öyle oldu. Şimdi bu denenmiş oyunu, en büyük çapta yeniden sahneye koyuyordu. O gece konuşulanlar buydu Hocam..

3
G.SARAY'LA İŞİNİN BİTMEDİĞİNE İŞARET

En iyisini ve doğrusunu sen bilirsin ama, bu sabah gazetelere baktığımda aklıma, İkinci Dünya Savaşı'nın ikonik sözü geldi. General MacArthur, Filipinler'den çekilirken "Geri döneceğim" diye haykırmıştı.. Senin "Burak bana mobbing yaptı" sözlerin, gene Burak'ın "Sözleşmendeki bütün şartlar yerine getirilecektir" lafına, "Bak şimdi ayıp ediyorsunuz. Bunu duymamış olayım. Sözleşmeyi imzalarken tazminatı hiçbir zaman düşünmedim. Böyle bir şeyi aklınızdan geçirmeyin" deyişin, Galatasaray'la ilgili hedeflerinin bitmediğinin işareti değilse neydi Hocam!. Ve iki kişi arasında konuşulan bu lafı, medyaya kim sızdırmıştı acaba?.

2
GÜCÜN VE CESARETİN VAR MI?

Geçmişte Galatasaray'dan kovulup, sonra omuzlarda dönen, gene çok yakın dostum birini hatırlıyorum. Gündüz Kılıç.. Yönetimdeki Turgan Ece fonksiyonu "Baba" Gündüz'ü kovdurmuştu. Gündüz Kılıç hiç sesini çıkarmadı, gitti lig sonuncusu Feriköy'ün başına geçti. O Feriköy'le 3 büyüklerin 3'ünü yendi.. O Feriköy'den milli takıma oyuncu da verdi ve Hasnun Galip'e omuzlarda döndü.. Böyle bir şey yapmaya gücün ve cesaretin var mı Hocam?.

1
TAMAM MI, DEVAM MI?

İşi sosyal medyayla ve üç beş adamınla götürme yerine, kendini dünyaya bir kez daha sahada göstermeye hazır mısın?. Bence değilsin.. Geçen gün, torunlarınla oynarken bir resmini gördüm, gazetelerde.. Son dört yıldır gördüğüm ilk mutlu fotoğrafındı Hocam.. Yeterince paran, fazlasıyla şöhretin ve sevenin var. Kızanların çoğu, benim gibi gerçek dostların ve gerçek sevenlerin.. Al aileni.. Git o harika Bodrum'daki yalına.. Torunlarına top oyna.. Ekranda bile maç seyretme.. Kafan iyice dinlensin.. Ondan sonra, o sağlam kafa ile kendin düşün karar ver, Sevgili Hocam!. "Tamam mı, devam mı" kendin karar ver. Ama bu kafa ile değil.. Sakın ha!. Tek danışmanın Sevgili Fulya olsun!.. Sevgilerim ve geçmiş olsun dileklerimle Hocam..